| Resmi Gazete Tarihi | 06/01/1961 |
| Resmi Gazete No | 10700 |
| Kanun No | 193 |
Mevzu
Madde 1 –
(4783 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 01.01.2003
tarihinden geçerli olmak üzere 09.01.2003)Gerçek
kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir.
Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı
içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi
tutarıdır.(*)
(*) (4783
Sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
değişmeden önceki şekli)
(4369 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 1.1.1999)
Gerçek kişilerin gelirleri, gelir vergisine
tabidir.
Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı
içinde elde ettiği, tasarruf veya
harcamasına kaynak teşkil eden her türlü
kazanç ve iratların safi tutarıdır.(**)
(Bkz. Geçici 56 ncı madde).
(**)
(Değişmeden önceki şekli) Mevzu:
Madde 1 –
Gerçek kişilerin gelirleri (Gelir Vergisi)ne
tabidir. Gelir, bir gerçek kişinin bir
takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve
iratların safi tutarıdır.
Gelirin unsurları
Madde 2 – (4783 sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle değişen madde Yürürlük; 01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 09.01.2003)Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır :
1. Ticarî kazançlar,
2. Ziraî kazançlar,
3. Ücretler,
4. Serbest meslek kazançları,
5. Gayrimenkul sermaye iratları,
6. Menkul sermaye iratları,
7. Diğer kazanç ve iratlar.
Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda
yazılı kazanç ve iratlar gelirin tespitinde
gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.(*)
(*)(4783
Sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle
değişmeden önceki şekli):
(4369 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 1.1.1999)
Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır:
1. Ticari kazançlar;
2. Zirai kazançlar;
3. Ücretler;
4. Serbest meslek kazançları;
5. Gayrimenkul sermaye iratları;
6. Menkul sermaye iratları;
7. Kaynağı ne olursa olsun diğer her türlü
kazanç ve iratlar.
Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda
yazılı kazanç ve iratlar gelirin tespitinde
gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.(**)
(**)
(Değişmeden önceki şekli) Gelirin unsurları:
Madde 2 – Gelire giren kazanç ve iratlar
ºunlardır:
1. Ticari kazançlar;
2. Zirai kazançlar;
3. Ücretler;
4. Serbest meslek kazançları;
5. Gayrimenkul sermaye iratları;
6. Menkul sermaye iratları;
7. Sair kazanç ve iratlar;
Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda
yazılı kazanç ve iratlar gelirin tesbitinde
gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.
(2454 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle fıkra
kaldırılmıştır).
Mükellefler
Madde 3 – Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:
1. Türkiye'de yerleşmiş olanlar;
2. (202 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen bent) Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısiyle yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısiyle Gelir Vergisi'ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)
Türkiye'de yerleşme
Madde 4 – Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır:
1. İkametgahı Türkiye'de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin 19'uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir);
2. (202 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen bent) Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)
Türkiye'de Yerleşme Sayılmayan Haller
Madde 5 – Aşağıda yazılı yabancılar memlekette altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye'de yerleşmiş sayılmazlar:
1. Belli ve geçici görev veya iş için Türkiye'ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler;
2. Tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye'de alıkonulmuş veya kalmış olanlar.
Mükellefler ve Mevzu
Madde 6 – (2361 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen madde) Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler.
Kazanç Veya İradın Türkiye'de Elde Edilmesi
Madde 7 – (1137 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen bent) Dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye'de elde edildiği aşağıdaki şartlara göre tayin olunur:
1. (2574 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen bent) Ticari kazançlarda; kazanç sahibinin Türkiye'de işyerinin olması veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyle sağlanması (Bu şartları haiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlardan, ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere gönderenlerin bu işlerden doğan kazançları Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz.
Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya satış aktinin Türkiye'de yapılmış olmasıdır. İş merkezinden maksat ise, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.
2. Zirai kazançlarda: Zirai faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi;
3. Ücretlerde:
a) Hizmetin Türkiye'de ifa edilmiş veya edilmekte olması veya Türkiye'de değerlendirilmesi;
b) (2361 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen fıkra) Türkiye'de kain müesseselerin idare meclisi başkan ve üyelerine, denetçilerine tasfiye memurlarına ait huzur hakkı, aidat, ikramiye ve benzerlerinin Türkiye'de değerlendirilmesi;
4. Serbest meslek kazançlarında: Serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi;
5. Gayrimenkul sermaye iratlarında: Gayrimenkulün Türkiye'de bulunması ve bu mahiyetteki mal ve hakların Türkiye'de kullanılması veya Türkiye'de değerlendirilmesi;
6. Menkul sermaye iratlarında: Sermayenin Türkiye'de yatırılmış olması;
7. (4369 sayılı Kanunun 81/C-1 inci maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 1.1.1999) Diğer kazanç ve iratlarda:(*)
Bu kazanç veya iratları doğuran işin veya muamelenin Türkiye'de ifa edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi;
Bu maddenin 3'üncü, 4'üncü, 5'inci ve 7'inci
bentlerinde sözü edilen değerlendirmeden
maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya
ödeme yabancı memlekette yapılmışsa,
Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına
ödeme yapılanın hesaplarına intikal
ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır.
(*)
(Değişmeden önceki ibare)
Sair kazanç ve iratlarda:
İşyeri ve Daimi Temsilci
Madde 8 – 7'nci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı iş yeri, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tayin olunur.
Aynı maddede yazılı daimi temsilci, bir hizmet veya vekalet akdi ile temsil edilene bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayrimuayyen bir müddetle veya müteaddit ticari muameleler ifasına yetkili bulunan kimsedir.
Aşağıda yazılı kimseler, başkaca şartlar aranmaksızın temsil edilenin daimi temsilcisi sayılırlar.
1. Ticari mümessiller, tüccar vekilleri ve memurları ile Ticaret Kanunu'nun hükümlerine göre acenta durumunda bulunanlar;
2. (202 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen bent) Temsil edilene ait reklam giderleri hariç olmak üzere, giderleri devamlı olarak kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından ödenenler;
3. Mağaza veya depolarında temsil edilen hesabına konsinyasyon suretiyle satmak üzere devamlı olarak mal bulunduranlar.
Bir kimsenin birkaç kişiyi aynı zamanda
temsil etmesi, daimi temsilcilik vasfını
değiştirmez.
Vergiden Muaf Esnaf
Madde 9 – (4369 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle değişen fıkra Yürürlük; 1.1.1999) Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretle çalışanlar gelir vergisinden muaftır.(*)
1. Motorlu nakil vasıtaları kullanmamak şartı ile gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler (4369 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle değişen parantez içi hüküm Yürürlük; 1.1.1999) (Giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları, değeri yüksek olan ev eşyaları ile pazar takibi suretiyle gıda, bakkaliye ve temizlik maddelerini ve sabit iş yerlerinin önünde sergi açmak suretiyle o iş yerlerinde satışı yapılan aynı neviden malları satanlar hariç) ;(**)
2. Bir iş yeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan hallaç, kalaycı, lehimci, musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi, kundura boyacısı, berber, nalbant, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır yıkayıcısı ve hamallar gibi küçük sanat erbabı;
3. Köylerde gezici olarak her türlü sanat işleri ile uğraşanlar ile aynı yerlerde aynı işleri bir iş yeri açmak suretiyle yapanlardan 47'nci maddede yazılı şartları haiz bulunanlar (51'inci madde şümulüne girenler bu muafiyetten faydalanamazlar);
4. Nehir, göl ve denizlerde ve su geçitlerinde toplamı 50 rüsum tonilatoya (50 rüsum tonilato dahil) kadar makinesiz veya motorsuz nakil vasıtaları işletenler; hayvanla veya bir adet hayvan arabası ile nakliyecilik yapanlar (Bu bentte yazılı ölçüler, birlikte yaşıyan eşlerle velayet altındaki çocuklar hakkında veya ortaklık halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettiği vasıtalar toplu olarak nazara alınmak suretiyle tespit edilir);
5. Ziraat işlerinde kullandıkları hayvan, hayvan arabası, motor, traktör gibi vasıtalar veya sandallarla nakliyeciliği mutat hale getirmeksizin ara sıra ücret karşılığında eşya ve insan taşıyan çiftçiler;
6. Hariçten işçi almamak, muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve şartı ile oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamülleri, örgü, dantel, her nevi nakış işlerini ve her nevi turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, ip ve urganları dükkân açmaksızın satanlardan 47'nci maddenin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı şartları haiz bulunanlar;
7. Yukarıdaki 1-6 numaralı bentlerde sözü edilen işlere benzerlik gösterdikleri, Danıştay'ın muvafık mütalaası üzerine, Maliye Bakanlığınca kabul ve ilan olunan ticaret ve sanat işleri ile iştigal edenler.
(4369 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle fıkra yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük; 1.1.1999)(*)
Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine devamlılık ve bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar.
(4444 sayılı Kanunun 14/A maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük; 14.8.1999)(*)
(4369 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle eklenen fıkra Yürürlük; 1.1.1999) Esnaf muaflığından faydalananlar faaliyetleri ile ilgili olarak satın aldıkları mallara ve giderlerine ilişkin, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden aldıkları belgeleri saklamak zorundadırlar. (4444 sayılı Kanunun 14/A maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük; 14.8.1999)(**)
(4369 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle değişen fıkra Yürürlük; 1.1.1999) Bir işyeri açmaksızın münhasıran gezici olarak; milli piyango bileti satanlar ile 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre gerçek ve tüzel kişilerin mallarını iş akdi ile bağlı olmaksızın bunlar adına kapı kapı dolaşmak suretiyle tüketiciye satanlar yukarıdaki şartlarla sınırlı olmaksızın gelir vergisinden muaftır.(***)
(3946 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle
eklenen fıkra Yürürlük; 1.1.1994)
Bu muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif
suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur.
(*)
Madde 9 –
(Değişmeden önceki şekli)(2361 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen madde)
Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı
şekil ve suretle çalışan ve yıllık alış,
satış veya hasılat tutarları 48'inci maddede
yazılı hadlerin yarısını aşmayanlar Gelir
Vergisinden muaftır.
(**)
(Parantez içi hükmün değişmeden önceki
şekli)
(halı, kilim, battaniye, mensucat, trikotaj,
saat, kıymetli maden ve madeni eşyalar gibi
değeri yüksek olan maddeleri perakende
olarak satanlarla, giyilecek eşya, gıda ve
her türlü bakkaliye maddelerinin pazar
takibi suretiyle satışını mutat meslek
haline getirenler hariç);
(*)
(Kaldırılmadan önceki ºekli)
Yukarıda 1-7 numaralı bentlerde sözü edilen
işleri yapanlardan 48'inci maddede yazılı
hadlerin (alış, satış tutarları ve hasılat
hadleri) iki katını aşanlar gerçek usulde
vergilendirilirler.
(*)
(Kaldırılmadan önceki şekli) 4369 sayılı
Kanunun 26'ncı maddesiyle eklenen fıkra
Yürürlük; 1.1.1999)
Esnaf muaflığı şartlarını topluca taşıyanlar
bu muaflıktan yararlanabilmek için ilgili
esnaf odasına kayıt olmak ve durumlarını
tevsik etmek suretiyle belediyeden "Esnaf
Muaflığı Belgesi" almak zorundadırlar.
Belediyelerce esnaf muaflığı belgesi bir
takvim yılı için verilir. Esnaf muaflığı
belgesinin şekil ve muhtevasını tayin ve
tespite ve uygulamaya ilişkin usulleri
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(**)
(Kaldırılmadan önceki şekli)
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yoklamaya
yetkililer veya yoklamaya yetkililerle
birlikte belediye zabıtalarınca müştereken
yapılan denetimlerde, vergiden muaf esnafın
bir takvim yılı içinde bir defa mal alış ve
giderlerine ilişkin belgeleri yanında
bulundurmadığının veya bulundurduğu belgenin
satışını yaptığı mal ve hizmetle ilişkisinin
olmadığının tespiti halinde, "Esnaf Muaflığı
Belgesi" iptal edilir. Belgesi iptal
edilenlerden muaflık şartlarını taşıyanlar,
aynı faaliyete devam etmek istemeleri
halinde yeniden belge almak zorundadırlar.
(***)
(Değişmeden önceki şekli) (3946 sayılı
Kanunun 6'ncı maddesiyle değişen fıkra
Yürürlük; 1.1.1994)
Bir işyeri açmaksızın münhasıran gezici
olarak millî piyango bileti satanlar,
yukardaki şartlarla sınırlı olmaksızın gelir
vergisinden muaftır.
Madde 10 – (4369
sayılı Kanunun 82/3-a maddesiyle
kaldırılmıştır. Geçerlilik; 1.1.1998
Yürürlük: 29.7.1998)(*)
Küçük çiftçi muaflığı:
(*)
Madde 10 –
(Kaldırılmadan önceki şekli)
Küçük çiftçi Gelir Vergisinden muaftır.
Çiftçilerin bu vergi karşısında küçük çiftçi
olup olmadıkları 12 nci ve 13 üncü
maddelerde yazılı işletme büyüklüğüne ve
yıllık satış tutarı esaslarına göre tayin
olunur. Bu şartlardan herhangi birini haiz
bulunmayanlar küçük çiftçi muaflığından
faydalanamazlar.
(202 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle değişen
fıkra, Fıkra 6 paragraftan oluşmaktadır.)
Aile reisi beyanına tabi zirai gelirlerde
işletme büyüklüğü ve yıllık satış tutarları;
aile reisi, eş ve küçük çocuklar için toplu
olarak nazara alınır.
Ortaklıklarda küçük çiftçi muaflığı,
ortaklığın işletme büyüklüğü ve yıllık satış
tutarı ölçülerine göre tayin edilir.
Ortaklığın birden fazla işletmeye taalluk
etmesi veya işletmelerin ayrı ayrı
mahallerde bulunması durumu değiştirmez.
52 nci maddede yazılı tek işletmelerde
işletme birden fazla ortaklıklara ait olsa
bile muaflık ölçüleri bu ortaklıklara ait
işletme büyüklüğü ve yıllık satış tutarları
toplanmak suretiyle nazara alınır.
Her biri 12 ve 13 üncü maddelerde yazılı
ölçülerin altında kalan birden fazla zirai
işletmede ayrı ayrı şahıslarla ortaklığı
bulunanların işletme büyüklüğü ve satış
ölçülerinin tespitinde ortaklık payları
toplamı nazara alınır.
Gerek şahsi işletmesi gerek dahil bulunduğu
ortaklıklar müstakilen muaflıktan
faydalandığı halde, kendisine ait işletmenin
ve ortaklıklardaki paylarının toplamı
muaflık ölçülerini aşan çiftçiler muaflıktan
faydalanamazlar. Payları toplamı muaflık
ölçülerini aşmıyan diğer ortakların
muaflıkları devam eder.
(2454 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle
değişen şekli)
Yarıcılık ortaklık sayılır.
Vergiden Muaf Çiftçiler
Madde 11 – (4369 sayılı Kanunun 82/3-a
maddesiyle kaldırılmıştır. Geçerlilik;
1.1.1998 Yürürlük: 29.7.1998)(*)
Küçük çiftçi muaflığının hududu:
(*)
Madde 11 –
(Kaldırılmadan önceki şekli) (202 sayılı
Kanunun 7 nci maddesiyle değişen madde)
Küçük çiftçi muaflığı zirai kazançlara
münhasırdır. Bu muaflıktan faydalananlar,
diğer kazanç ve iratları üzerinden bu kanun
hükümleri gereğince vergiye tabi tutulurlar.
(2454 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle
değişen fıkra)
Ticari veya mesleki kazançları dolayısiyle
gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlardan zirai faaliyette bulunanlar ile
bir biçerdövere veya benzeri mahiyetteki bir
motorlu araca veya birden fazla traktöre
sahip olan çiftçiler küçük çiftçi
muaflığından faydalanamazlar.
(2361 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle
eklenen fıkra)
Küçük çiftçi muaflığının, bu Kanunun 94 üncü
maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek
vergiye şümulü yoktur.
Vergiden Muaf Çiftçiler
Madde 12 – (4369 sayılı Kanunun 82/3-a
maddesiyle kaldırılmıştır. Geçerlilik;
1.1.1998 Yürürlük: 29.7.1998)(*)
İşletme büyüklüğü ölçüsü:
(*)
Madde 12 –
(Kaldırılmadan önceki şekli) (2454 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesiyle değişen madde)
Küçük çiftçi muaflığını tayin bakımından bir
takvim yılı içinde nazara alınacak işletme
büyüklüğü ölçüleri şunlardır:
(87/11986 sayılı B.K.K. ile belirlenen
ölçüler parantez içinde siyah ile
yazılmıştır.)
1'inci grup: Hububat ziraatinde ekili
arazinin yüzölçümü toplamı 310
(610)
dönüm;
2'nci grup: Bakliyat, afyon, susam, keten,
kendir ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü
toplamı 140
(210)
dönüm;
3'üncü grup: Ayçiçeği ziraatinde ekili
arazinin yüzölçümü toplamı 130
(500)
dönüm;
4'üncü grup: Pamuk ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 50
(200)
dönüm;
5'inci grup: Çeltik ziraatinde ekili
arazinin yüzölçümü toplamı 40
(115)
dönüm;
6'ncı grup: Pancar ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 50
(150)
dönüm;
7'nci grup: Patates, soğan, sarmısak
ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
40
(125)
dönüm;
8'inci grup: Çay ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 20
(20)
dönüm (Mahsul verebilecek hale gelmeyenler
hariç);
9'uncu grup: Tütün ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 50
(200)
dönüm;
10'uncu grup: Sebze ziraatinde ekili
arazinin yüzölçümü toplamı 40
(150)
dönüm;
11'inci grup: Sera ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 1,5
(5)
dönüm;
12'nci grup: Kavun ve karpuz ziraatinde
ekili arazinin yüzölçümü toplamı 50
(135)
dönüm;
13'üncü grup: Meyve verebilecek hale gelmiş
fındık ziraatinde ekili arazinin yözülçümü
toplamı 60
(220)
dönüm;
14'üncü grup: Meyve verebilecek hale gelmiş
bağ ve incir ziraatinde ekili arazinin
yözülçümü toplamı 80
(170)
dönüm;
15'inci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş
antep fıstığında 750
(750)
ağaç;
16'ncı grup: Meyve verebilecek hale gelmiş
zeytinliklerde 1200
(1200)
ağaç;
17'nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş
narenciyede 475
(475)
ağaç;
18'inci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş
elmada 700
(700)
ağaç;
19'uncu grup: Muz ziraatinde ekili arazinin
yüzölçümü toplamı 3
(3)
dönüm;
20'nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş
kaysıda 750
(750)
ağaç;
21'inci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş
armut, kiraz, vişne, şeftalide 700
(700)
ağaç;
22'nci grup: Diğer meyve ve ürün ziraatinde
ekili arazinin yüzölçümü toplamı 50
(50)
dönüm (Meyve ve ürün verebilecek hale
gelmeyenler ile palamut hariç);
23'üncü grup: Büyükbaş hayvan sayısı 50
(80)
adet (İş hayvanları ile iki yaşından küçük,
büyükbaş hayvanlar hariç);
24'üncü grup: Küçükbaş hayvan sayısı 250
(315) adet (Bir yaşından küçük, küçükbaş
hayvanlar ile kümes hayvanları hariç);
Bakanlar Kurulu, Zirai Kazançlar Merkez
Komisyonunun teklifi üzerine, bu ölçüleri
gerekli gördüğü bölgeler için bir yıl
uygulanmış olmak kaydıyla arazi ve ürün
türlerine göre
(3393 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle
değişen miktar)
on katın
aşmamak üzere artırmak veya azaltmak
suretiyle yeniden tespite yetkilidir. Bu
şekilde tespit olunan ölçüler, Resmi
Gazete'de yayımlandığı tarihi takip eden
takvim yılı başından itibaren yürürlüğe
girer.
Yukarıda yazılı ziraat gruplarının birkaç
tanesinin içine giren zirai faaliyetlerin
bir arada yapılması halinde, en fazla iki
gruba ait işletme büyüklükleri, bu gruplar
için tespit olunan hadlerin yarısını
aşmadığı takdirde muaflık devam eder.
Yukarıda zikredilen, meyveli meyvesiz
ağaçlarda meyve ve ürün verebilecek hale
gelme durumu başlangıcı, Tarım ve Orman
Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken
tespit olunur.
Vergiden Muaf Çiftçiler
Madde 13 – (4369 sayılı Kanunun 82/3-a
maddesiyle kaldırılmıştır. Geçerlilik;
1.1.1998 Yürürlük: 29.7.1998)(*)
Satış tutarı ölçüsü:
(*)
Madde 13 –
(Kaldırılmadan önceki şekli) (3380 sayılı
Kanunun 2 nci maddesiyle değişen fıkra)
Küçük çiftçi muaflığından faydalanabilmek
için ziraî mahsullerin bir takvim yılı
içindeki satış bedelleri tutarının
(3946 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle
belirlenen miktar Yürürlük : 30.12.1993
Geçerlilik; 31.12.1993)
60.000.000 lirayı
(G.T. 200 864.000.000, Geçerlilik: 1.1.1996)
geçmemesi şarttır.
Arazi üzerinde yapılmayan zirai faaliyetler
ile kara ve su avcılığında ve 12'nci maddede
işletme büyüklüğü ölçüsü gösterilmeyen ziraî
faaliyetlerde muaflık, yalnız yıllık satış
tutarı ölçüsüne göre tayin olunur.
Vergiden Muaf Çiftçiler
Madde 14 – (4369 sayılı Kanunun 82/3-a
maddesiyle kaldırılmıştır. Geçerlilik;
1.1.1998 Yürürlük: 29.7.1998)(*)
Muaflıktan mükellefliğe, mükelleflikten
muaflığa geçiş:
(*)
Madde 14 –
(Kaldırılmadan önceki şekli) (2361 sayılı
Kanunun 9 uncu maddesiyle değişen fıkra)
12 veya 13'üncü maddelerde yazılı hadleri
aşan çiftçiler bu durumun meydana geldiği
takvim yılı başından itibaren küçük çiftçi
muaflığını kaybederler.
Bu suretle mükellefiyete girenler muafiyet
şartlarının kalktığı tarihten itibaren
keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye ve
mükellefiyetle ilgili ödevlerini Vergi Usul
Kanunundaki esaslara göre yerine getirmeye
mecburdurlar.
Mükellef durumunda iken muaflık şartlarını
iktisap edenler müteakip vergilendirme
dönemi başından itibaren küçük çiftçi
muaflığından faydalanırlar.
Diplomat Muaflığı
Madde 15 – Yabancı devletlerin Türkiye'de bulunan elçi, maslahatgüzar ve konsolosları (Fahri konsoloslar hariç) ile elçilik ve konsolosluklara mensup olan ve o memleketin uyrukluğunda bulunan memurları, Türkiye'de resmi bir göreve memur edilenler bu sıfatlarından dolayı ve karşılıklı olmak şartiyle Gelir Vergisi'nden muaftırlar.
Bu muaflığın menkul sermaye iradı üzerinden tevkif suretiyle alınan vergiye şümulü yoktur.
Ücret İstisnası
Madde 16 – Yabancı elçilik ve konsoloslukların 15'inci maddeye girmeyen memur ve hizmetlerinin yalnız bu işlerinden dolayı aldıkları ücretler karşılıklı olmak şartıyla Gelir Vergisi'nden istisna edilir.
Ücret İstisnası
Madde 17 – (4369 sayılı Kanunun 82/3-b
maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük;
29.7.1998)(*)
Göçmen ve mülteci muaflığı:
(*)
(Kaldırılmadan önceki şekli)
(2361
sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen
madde)
İskan Kanunu hükümlerine göre göçmen ve
mülteci sayılanlarla yerleştirilenlerin,
mezkur Kanunda kazanç vergisi muaflığı için
konulan kayıt, şart ve sürelerle bir takvim
yılı içinde elde ettikleri kazanç ve
iratların
(3946 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle
belirlenen miktar Yürürlük : 30.12.1993
Geçerlilik; 31.12.1993)
2.800.000 lirası
(200 G.T. 1997 yılı için 31.100.000)
Gelir Vergisinden müstesnadır.
Bu istisnanın menkul sermaye iradı üzerinden
alınacak verginin tevkif yolu ile kesilen
kısmına şümulü yoktur.
Ücret İstisnası
Mükerrer Madde 17 – (2361 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle kaldırılmıştır.)
Serbest Meslek Kazançlarında
Madde 18 – (4444 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen fıkra, Yürürlük; 1.1.2000) Mükellefi, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar progmcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır.(*)
Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.
Yukarıda yazılı kazançların arızî olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.
Serbest meslek kazançları istisnasının, bu
Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif
suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.
(*)
Madde 18 –
(Değişmeden önceki şekli)
(3239 sayılı Kanunun 40'ıncı maddesiyle
değişen madde)
Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat,
ressam, bestekâr ve mucitlerin ve bunların
kanunî mirascılarının şiir, hikâye, roman,
makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri,
röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video
band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu
gibi eserlerini gazete, dergi, radyo,
televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap,
resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile
ihtira beratlarını satmak veya bunlar
üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik
etmek veya kiralamak suretiyle elde
ettikleri hâsılat Gelir Vergisinden
müstesnadır.
PTT Acentalarında Kazanç İstisnası
Mükerrer Madde 18 – (3418 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle eklenen madde) PTT acentalığı faaliyetinden elde edilen kazançlar, gelir vergisinden müstesnadır. Bu kazanç istisnasının, bu kanunun 94' üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.
Ticarî ve ziraî kazançlarda yatırım indirimi istisnası (1)
Madde 19 – (4842 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen madde Yürürlük; 24.04.2003)1. Dar mükellefiyete tâbi olanlar dahil, ticarî veya ziraî kazançları bilanço esasına göre tespit edilen vergiye tâbi mükellefler (adi ortaklıklar, kollektif ve adi komandit şirketler ile kurumlar vergisi mükellefleri dahil) faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları veya imal ettikleri amortismana tâbi iktisadî kıymetlerin maliyet bedellerinin % 40'ını vergi matrahlarının tespitinde ilgili kazançlarından yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yaparlar.
Petrol Kanunu ve Maden Kanununa göre yürütülen arama ve sondaj faaliyetleri için yapılan ve aktifleştirilen harcamalar yatırım indirimi istisnası uygulamasından yararlanır.
2. (5024 Sayılı Kanunun 6’ncı maddesiyle değişen fıkra: Yürürlük;01.01.2004) Yatırım indirimi istisnası uygulamasına, istisnaya konu iktisadî kıymete ilişkin harcamaların yapıldığı yılda başlanır ve indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar devam olunur.
Yatırım harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının tespitinde, kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate alınamayan istisna tutarı, izleyen dönemlerde, bu dönemlerde Devlet İstatistik Enstitüsü Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen artış oranında artırılarak dikkate alınır.(3)
3. (5024 Sayılı Kanunun 6’ncı maddesiyle değişen fıkra: Yürürlük;01.01.2004) Enflasyon düzeltmesi uygulanan dönemlerde, yatırım indirimi istisnası tutarının hesaplanmasında amortismana tâbi iktisadî kıymetin aktife alındığı hesap dönemi sonundaki düzeltilmiş değeri esas alınır.
Ancak iktisadî kıymetin aktife alındığı hesap döneminden önceki hesap dönemlerinde gerçekleşen harcamalar, gerçekleştirildikleri dönem sonundaki düzeltilmiş değerleri ile dikkate alınır. İzleyen dönemlerde enflasyon düzeltmesi nedeniyle bu harcamalardan kaynaklanan farklar üzerinden yatırım indirimi istisnası hesaplanmaz.(4)
4. Aşağıda belirtilen iktisadî kıymetler ile ilgili olarak yatırım indirimi hesaplanmaz.
- Bedeli 5 milyar liradan az olan iktisadî kıymetler (iktisadî ve teknik bakımdan bütünlük arz eden iktisadî kıymetler haddin aşılıp aşılmadığının tespitinde bir bütün olarak dikkate alınır.).
- Yurt içinde veya dışında daha önce kullanılmış olan iktisadî kıymetler (yüzer havuzlar ile oniki yaşından küçük gemiler hariç).
- (5228 Sayılı Kanunun 59/3-a maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 31.07.2004) Gayri maddî haklar ile ekonomik ömrü 5 yıldan daha kısa olan özel maliyet bedelleri (5)(yatırım indiriminden yararlanan iktisadî kıymetlerin kullanılabilmesi için gerekli olan bilgisayar programları hariç).
- Mal ve hizmet üretimi ile doğrudan ilgili olmayan; alet, edevat, mefruşat ve büro demirbaşları.
- Bedelsiz olarak iktisap edilen iktisadî kıymetler.
- Satın alma suretiyle iktisap edilen veya inşa edilen binalar (mal ve hizmet üretim yeri olarak kullanılmak üzere inşa edilenler hariç).
- Arazi veya arsalar.
- Binek otomobili ve benzeri kara taşıtları, yat, kotra, tekne ve benzeri motorlu deniz araçları ile uçak ve helikopter gibi hava taşıtları (işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olanlar hariç).
- Yurt dışındaki yatırımlarda kullanılmak üzere alınan iktisadî kıymetler.
5. Yatırım indirimi istisnasına konu iktisadî kıymetleri aktife alındıkları tarihten itibaren iki yıl içinde elden çıkaran mükellefler, bu iktisadî kıymetlerle ilgili olarak yatırım indirimi istisnası uygulama haklarını kaybederler. Bu durumda daha önce yararlanılan yatırım indirimi istisnası için herhangi bir işlem yapılmaz.
6. Mükellefler kayıtlarını, hesaplanan ve yararlanılan yatırım indirimi istisnası tutarlarının yıllar itibariyle takibini yapacak şekilde tutarlar.
7. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.(2)
(1)(4842 sayılı Kanunla değişmeden önceki
hali) PTT Acentalarında Kazanç İstisnası
(2)(4842 sayılı Kanunla değişmeden önceki
madde) (2361 sayılı Kanunun 13’üncü
maddesiyle kaldırılmıştır.)
(3)(Değişmeden önceki şekli)
2.Yatırım indirimi istisnası tutarının
hesaplanmasında amortismana tabi iktisadi
kıymetin maliyet bedeli esas alınır.
(4)(Değişmeden önceki şekli)
3. Yatırım indirimi istisnası uygulamasına,
istisnaya konu iktisadi kıymete ilişkin
harcamaların yapıldığı yılda başlanır ve
indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar devam
olunur.Yatırım harcamalarının yapıldığı yıla
ilişkin vergi matrahının tespitinde,
kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate
alınmayan istisna tutarı, izleyen yıllarda
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar
için belirlenen yeniden değerleme oranında
artırılarak dikkate alınır.
(5)(Değişmeden önceki şekli)
Gayri maddi haklar
Eğitim ve öğretim işletmelerinde kazanç istisnası
MADDE 20- (5228 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlenen madde. Geçerlilik; 01.01.2004, Yürürlük; 31.07.2004) Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okullarının işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde beş vergilendirme dönemi gelir vergisinden müstesnadır. İstisna, okulların faaliyete geçtiği vergilendirme döneminden itibaren başlar.(1)
(1)(Değişmeden önceki şekli)Maden suları
kazançları istisnası
(MADDE 20-(2361 sayılı Kanunun 14’üncü
maddesiyle kaldırılmıştır.)
Mükerrer Madde 20 – (3946 sayılı Kanunun
38'inci maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük;
1.1.1994)(*)
(*)
Mükerrer Madde 20 –
(Kaldırılmadan önceki şekli) (3239 sayılı
Kanunun 41'inci maddesiyle eklenen madde)
Okul, kreş ve spor tesisleri ile 50 yatak
(kalkınmada öncelikli yörelerde 35 yatak)
kapasitesinden az olmamak üzere, yurt ve
sağlık tesislerinin (huzurevleri dahil)
işletilmesinden elde edilen kazançlar,
ilgili bakanlığın görüşü alınmak suretiyle
Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği
usul ve esaslar dahilinde 5 yıl süreyle
Gelir Vergisinden müstesna tutulurlar.
İstisna, kuruluşların faaliyete geçtiği
tarihten itibaren başlar.
Bu kuruluşların kalkınmada öncelikli
yörelerde kurulması halinde bunlardan elde
edilecek kazançlar yukarıdaki şartlar
dahilinde 10 yıl süreyle gelir vergsiinden
müstesna tutulur.
Gayrimenkuller ve Haklarda
Madde 21 – (4369 sayılı Kanunun 27'nci maddesiyle değişen fıkra Geçerlilik; 1.1.1998 Yürürlük: 29.7.1998) Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın 240.000.000 (1999 yılında elde edilen mesken kira gelirleri için 420.000.000, 2000 yılında elde edilen kira gelirleri için 630.000.000) lirası gelir vergisinden müstesnadır. İstisna haddi üzerinde hasılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan yararlanılamaz.(*)
Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık
beyanname ile bildirmek mecburiyetinde
olanlar ile gelirleri bunlar tarafından
bildirilecek olanlar bu istisnadan
faydalanamazlar.
(*)
Madde 21 –
(Değişmeden önceki şekli) (2772 sayılı
Kanunun 2'nci maddesiyle değişen fıkra)
Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden
bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın
(3946 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle
belirlenen miktar Yürürlük : 30.12.1993
Geçerlilik; 31.12.1993)
3.600.000 lirası
(G.T.: 200, 41.400.000.- Geçerlilik;
1.1.1996)
Gelir Vergisinden müstesnadır.
(4697 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenen madde)
Mükerrer Madde 21 – (4842
sayılı Kanunun 37/1-a maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük;
24.04.2003)(*)
(*)(4842 sayılı Kanunla yürürlükten
kalkmadan önceki madde)
(4697 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
eklenen madde Yürürlük; 07.10.2001)
Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik
hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat,
malûliyet veya tasfiye gibi zorunlu
nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin %
25'i, Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de
bulunan diğer sigorta şirketlerinden on yıl
süreyle prim ödeyenler ile vefat, malûliyet
veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle
ayrılanlara yapılan ödemelerin % 10'u ve tek
primli yıllık gelir sigortalarından yapılan
ödemeler gelir vergisinden müstesnadır.
İstisna edilen tutar üzerinden 94 üncü
maddenin birinci fıkrasının (15) numaralı
bendine göre tevkifat yapılmaz.
Menkul sermaye iratlarında(*)
Madde 22 – (4842 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen madde Yürürlük; 2003 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere 24.04.2003)1. Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, malûliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin %